![]() | ||||||||||
| ||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Rahmet Peygamberi
03 Mart 2010, 23:00 Selam sevgili dostlar.. Hicri Rebiulevvvel ayının içerisindeyiz. Bu ay âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’in mübarek doğumunun gerçekleştiği kutlu bir aydır. Rebiulevvel ayının on ikinci gecesi Efendimiz( s.a.v) dünyaya teşrif etmişlerdir. Bu kutlu doğumunun olduğu nurlu ve ihtiraslı gece de arap yarımadasında bir takım olağanüstü olaylar olduğu vâkidir. Rabbimizin Kur’anı Hâkiminde övdüğü gibi “âlemlere rahmet olarak” gönderilen son peygamberin ümmeti olmakla da bizlerin ne kadar şerefli bir ümmet olduğumuzun farkında mıyız acaba. Kendisinin bizlerden sahabeye bahsederken, bizlerin de sahabe gibi olmakla imrendiğimiz o yüce dostlar da bizlere imrenmişlerdir. Bütün peygamberlerin (Allahın izniyle) şefaat umduğu Rabbimizden”ne kızım Fatımayı isterim, ne torunlarım Hasan ve Hüseyini isterim, ancak ve ancak ümmetimi isterim “ diyen O rahmet peygamberine yakışan bir ümmet olduk mu acaba. O nebî (s.a.v) gece gündüz demeden, kendisine yapılan hakaretlere aldırış etmeden, üzerine dökülen deve işkembesine rağmen, kırılan mübarek dişlerine rağmen, atılan iftiralara rağmen en acısı da yurdun dan çıkarılmasına rağmen, yine de Din-i Mübin-i İslâmı tebliğden vazgeçmemiştir. Onun çektiği çile ve izdırapların sadece birini bizler yaşasak belki dünya ya geldiğimize pişman olurcasına isyanlarda bulunacağız. (zaten birçoğumuzun bu yöndeki isyanını da hatırlatalım) Evet Peygamberimiz (s.a.v) tam yirmi üç sene Kur’an-ı yaşayarak, hükümleri önce kendi uyguladı sonra ümmetine tebliğ de bulundu. Efendimiz doğumun dan peygamberlik gelinceye kadar (zaten ailesininde temiz bir soydan gelmesi hasebiyle) kendisi kesinlikle Allaha şirkte bulunulacak işlerden ve yaşadığı yerin kendisine uymayan birtakım adetlerinden hep kaçınmıştır.Yaşantısıyla kendi kavmine örnek olmuş “Muhammed-ül Emin” lakabı almıştır. Bizler için en son veda hutbesinde “size iki şey bırakıyorum: birincisi Allahın kelamı kur’an-ı kerim, ikincisi ise benim sünnetimdir, her kim ikisine birden sımsıkı sarılırsa bilsin ki kurtuluşa ermiştir. Eğer onlardan uzaklaşırsa muhakkak ki kaybedenlerden olmuştur,”diye buyurarak bizlere en büyük nasihatta bulunmuştur. Değerli dostlar sadece ümmetini düşünen bir peygambere ümmet olmakla şeref duysak azdır. Ancak o şeref ona layıkıyla tabi olduğumuzda, onun sünnetini layıkıyla yaşadığımızda kazınılacak bir şereftir. Rabbim cümlemizi hesap gününde Peygamberimizin sancağı altında bulunanlardan eylesin.(Amin) Selam ve dua ile…. Sami ALIŞ Ordu /27/02/2010
Bu haber 57 defa okunmuştur.
|
GALERİSAATİMİZ |
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||